|
Tuna Arman`ın bu eylemi boyunca toplanan 250 bini aşkın imza, eylemi takiben katlanarak artmış ve belirli aralıklarla Meclis`te bulunan teklif dosyasına eklenmek üzere teslim edilmiştir. Halk bu harekete büyük destek vermiş;" Mahallede bir hayvan tecavüzcüsü yaşıyor ise, o mahallenin çocukları da asla güvende değildir" cümlesinin ciddiyetini ve bu konudaki kararlı taleplerini imzalarıyla göstermiştir.
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, lafzında hayvanları korumak üzere metnedilmiş olmasına rağmen fiiliyatta yeterli olamadığı kısa sürede anlaşılmıştır. Çok sayıda işkence, kötü muamele, zevk için öldürme ve en kötüsü de hunharca yöntemlerle yapılan sonu gelmez tecavüz vakalarının önlememesi, kamu vicdanını sürekli yaralayan; bunun sonucunda da hayvanları korumak isteyenlerle, failler arasında " bu suçların cezasız kaldığı" yönündeki yargıyı keskinleştiren büyük bir adaletsizliğe dönüşmüştür. Gerekçelerimizde de belirttiğimiz ve önemle üstünde durduğumuz gibi, hayvan meselesi diye yasal olarak yaptırıma bağlanmayan vakalar hızla artarak insanlar arasında hatırı sayılır çoklukta adli sorunlara dönüşmektedir. Bu durum da hayvanlarla ilgili taleplerin yargı yükünü artırmak değil baştan önleyerek azaltmak için mutlaka düzenleme gerektiğini ortaya koyuyor.
Aslında pek çok bölümünde ıslah gereken 5199 Sayılı Kanunda bu nedenle öncelikle "hayvanlara işkence ve tecavüzün kesin olarak TCK kapsamında cezalandırılması" yönünde bir çalışma yaparak, hukuki, sosyal ve teknik gerekçeleriyle birlikte TBMM’ne sunduk. Hayvanlara işkence ve tecavüze hayır söylemiyle 50 günlük aktif oturma eylemi neticesinde Tuna Arman` ın" Mahallede bir hayvan tecavüzcüsü yaşıyor ise, o mahallenin çocukları da asla güvende değildir" gerçeğini her gün tekrarlayarak topladığı binlerce imza da insanların bu konudan duyduğu büyük rahatsızlık ve endişenin sadece bir kısmıdır.
Devamı >>
|